Skip to main content

Kabloların hayati özellikleri ve taşıdıkları sorumlulukların başında, elektrik ile çalışan güç sistemlerinin güvenli ve kesintisiz olarak elektriksel sürekliliklerini sağlamak olduğu herkes tarafından kabul gören bir gerçektir. Genellikle kabloların korunmasında dikkat edilen hususlardan bir tanesi de kablonun izolasyonunun nasıl sağlandığı, bir başka deyişle olası dış ortam koşullarına karşı kablo bağlantısının sürekliliğini doğru bir biçimde nasıl sürdürebildiğidir.

Günümüzde kullanılan elektrik bağlantılı sistemlerin tamamında yapısal kablolamaya yeterince dikkat edilmesine rağmen, elde olmayan sebepler ile çoğu zaman hatalı bağlantıların yapılmasının önüne maalesef geçilememektedir. Söz konusu durumlarda kablo çeperinde oluşan çatlaklar ya da kablonun bağlantı noktasından maruz kaldığı toz, kir, su vb. durumlar, ilerde bağlantı yapılan noktadan başlayarak kablo yapısında çeşitli bozulmalara ve başta hassas cihazlar olmak üzere birçok sistemin arızalanarak devre dışı kalmasına sebebiyet verebilmektedir.

Zaman içerisinde bu durumu giderebilmek adına çeşitli çözümler türetilmiştir. Ek mufu, konnektör, ısı ile daralan makaron ya da soket kullanımı vb. isimler altında birçok farklı ürün ile kablo tamiri, kablo onarımı ya da kablo koruyucu olarak piyasada bilinen çözümler üretilmiş, tabiri caizse kanayan yaraya pansuman yapılmaya çalışılmıştır. IP65, IP66, IP67 koruma sınıflarında test edilmiş birçok ürün bu pazarda çözüm olarak sunulmuştur. Kablo bağlantılarında fark yaratmak amacı ile üretilen ürünlerin nerdeyse tamamı söz konusu korunmanın sağlanmasında irili ufaklı kazanımlar sağlamış ve sektörün gelişmesine yardımcı olmuşlardır. Bu sayede birçok ürünün zorlu koşullar altında (toz, kir, nem, yağmur vb.)  eski şartlarına kıyasla daha uzun soluklu olarak hizmet vermeyi sürdürebildikleri gözlemlenmiştir.

Ancak yapılan daha detaylı test ve araştırmalarda, kablo çatlakları ya da kablo bağlantısı üzerinden yürüyerek elektriksel sürekliliğin zarar görmesine sebebiyet veren dış etmenlerin, bahsi geçen soket, konnektör, ek mufu, ısı ile daralan makaron vb. çözümler ile etkin bir şekilde durdurulamadığı gözlemlenmiştir. Bu durumun önüne geçilebilmesi amacı ile farklı çözüm arayışları hızlandırılmış ve bunun neticesinde hidrofobik olarak bilinen su, toz, kir vb. dış ortam koşullarını moleküler olarak itmeyi becererek, kablo izolasyonunu ve bağlantısını etkin ve güvenilir bir biçimde koruyan jel teknolojiler hayatımıza girmiştir.

Yenilikçi jel teknolojileri içerdikleri hidrofobik kimyasallar yardımı ile elektriksel süreklilikten ödün vermeden bağlantının etkin bir şekilde korunmasını sağlamaktadır. Özellikle vida vb. sıkıştırma teknikleri ile kablo yüzeyine zarar vermeden bağlantıyı jel içerisinde hapseden bu sistemler, klemens ürün grupları ile birlikte rahatlıkla kullanılabilmekte, hızlı ve güvenilir bir biçimde IP68 ve hatta IP69K sınıfında en üst seviye koruma sınıflarını dahi uzun yıllar boyunca başarıyla sağlayabilmektedir.

Sadece alçak gerilim kablolarında değil, orta gerilim sınıfındaki kablolarda dahi kablo yüzeyinde oluşan çatlakları kapsayacak şekilde koruma altına alabilen hazır jel dolgulu sistemleri ile 25 mm2 kesite kadar olan toprak altı kabloların onarımı da başarılı bir şekilde yapılabilmektedir.

Hidrofobik jel bağlantı sistemlerinde Dünya’nın bir numaralı üreticisi konumunda bulunan İtalyan RAYTECH firması hakkında daha detaylı bilgi almak için bu linke tıklayabilir ve genel kataloğumuzu indirebilirsiniz.

Ayrıca Youtube kanalımıza üye olarak ya da Linkedin sayfamız üzerinden bizlere ulaşarak çeşitli uygulama videolarımıza da göz atabilirsiniz.